15 Nisan 2017 Cumartesi

KPOP Star 6: The Last Chance I Değerlendirme

İlk defa böyle farklı bir yazıyla karşınızdayım. Daha önce herhangi bir kore yarışması hakkında yorum yazmamıştım benim için bir ilk olacak bu. Uzun zamandır severek takip ettiğim bir yarışma olan KPOP Star yarışmasından bahsetmek istiyorum. Bilmeyenler için yarışma şöyle : 3 tane jüri üyesi var bunlar JYP, YG, ANTENNA(Şarkı, eğlence şirketleri) Her şarkı yarışmasında olduğu gibi bu juriler en iyi sesi seçiyorlar. Normal ses yarışması işte :D Ben Kpop Star ın önceki sezonlarını izlememiştim ve bu 6.sezon da son sezonu zaten. Bu yüzden yarışmacılar arasında bazı şirketlerde staj gören stajyer seslerde vardı. Hatta daha önce çıkış yapmış olan şarkıcılar bile vardı. Yani oldukça harika ses olduğundan emin olabilirsiniz. Hatta yarışmasının ilk bölümünü izlediğimde resmen çıkan her yarışmacının sesini çok beğenmiştim ve onları seçeceklerini düşünmeme rağmen çoğu elenmişti. Yani aralarında sesi kötü olan tek bir yarışmacı bile yoktu. 

İlk olarak yarışma başladığı andan itibaren favorim olan sesleri paylaşmak istiyorum:


Lee Soo-min (stajyer) (Daha önce Produce 101 yarışmasına katılmış.) Yarışma başladığından beri favorimdir Soo-min. Kesinlikle çıkış yapmasını beklediğim seslerden. Finale kadar gitti tabii ki. Top 4 de elendi. 

Jeon Min-joo (stajyer) ( Daha önce Kpop Star 2 ye de katılmış. Orada kaçıncı olduğunu bilmiyorum 
açıkcası. Ama daha sonradan THE ARK adlı bir grup ile çıkış yapmış. Grup yarışmaya katılmadan birkaç ay önce dağılmış ve Min Joo yarışmaya tekrar katılmaya karar vermiş.)
O kadar çok sevdim ki Min-joo yu her performansında resmen parlayan bir yıldız gibiydi. Yıldız olmak kanında var bence. Top 4 de elendi. Daha fazlasını hak ediyordu.

Kim So-hee (stajyer) Kendisi JYP nin yarışma başladığı andan itibaren gözünden düşürmediği yarışmacı olur. Bu kız çıkınca yüzüne bir gülümseme yayılıyordu resmen adamın :D Kızın ses tonu çok güzel değil mi? Hem farklı bir tınısı var hem harika dans ediyor hemde çok güzel. Hepsi bir arada tabi JYP yi anlamak mümkün :D En güzel seslendirdiği diğer sevdiğim şarkılar ; Dear no one, Loving You(harika söyledi) 

11 Nisan 2017 Salı

NE DİNLİYORUM? KPOP!

Ben ve üst üste yazı paylaşmak? Hiç hayra alamet değil :D Buralarda yokken o kadar güzel şarkılar dinledim ki sizinle de bunları paylaşmak istiyorum. Hepsi birbirinden güzel şarkılar.Not: Paylaşırken herhangi bir sıralama yapmadım.


K.A.R.D -DON'T RECALL

Çıktığı andan itibaren fanları olduğum grup olur kendisi. Ben eşittir K.A.R.D ! Fazlasıyla sevdiğim bir grup zaten herkese deliler gibi dinlemelerini öneriyorum. Hala bu grubu keşfetmediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Dansları ayrı oLay şarkıları ayrı. Zaten kendilerinden bahsetmeme bile gerek yok grup üyelerinin hepsi birbirinden tatlı. Albüm çıkarsalar da hemen satın alsam diye bekliyorum. Koleksiyonumda en güzel yere sahip olacaklar.



                                           

K.A.R.D - OH NA NA




Oh na naaaaaaaa! 5 yaşındaki  kardeşim bile K.A.R.D fanı yoksa siz hala dinlemediniz mi? :D







                                                                   



BTS- NOT TODAY




BTS grubunun bu listede olmaması imkansız zaten. Çünkü ARMY olmak! Her gün BTS dinlemesem rahat edemiyorum. 








10 Nisan 2017 Pazartesi

Queen Of The Ring I Mini Kore Dizisi Yorumu

Adı: Queen Of The Ring
Yönetmen: Kwon Sung Chan
Senarist: Kim A Jung
Tür: Fantastik, Romantik, Komedi
Yayın Kanalı: MBC & NAVER tvcast
Bölüm Sayısı: 6 (MİNİ DİZİ)
Ülke: Güney Kore


















KONUSU:
Dizi, kendisinin çirkin bir kız olduğunu düşünen Nan Hee'nin nesillerdir ailesinin kadınları arasında aktarılan altın büyülü bir yüzüğü takmasıyla birlikte gerçekleşen olayları anlatıyor. Yakışıklı ve bir o kadar da güzelliğe düşkün olan Se Gun, Nan Hee'nin taktığı büyülü altın yüzük sayesinde onu çok güzel ve ideal tipi olarak görmeye başlar.
YORUMUM:

Uzun zamandır dizi yorumu yazmıyorum resmen yorum yazmayı özlediğimi farkettim. Aslında yazmadığım bu arada o kadar güzel diziler izledim ki! (Goblin bunların başında geliyor elbette ama henüz onun yorumunu yazmaya hazır değilim:D) Sevdiğim dizilerin yorumunu yazamamak gibi bir durumum var. Çünkü yazdığım zaman ortaya her cümlede geçen "HARİKA, MÜKEMMEL, BAYILDIM" kelimeleri çıkıyor ve bu yorum olmaktan çıkıp bir fangirlün çılgınlar gibi saçmalamasına neden oluyor.


Öhö öhöm! Buraya neden geldiğimi unutmuş gibiyim. Elbette çoğu kişinin çoktan izlediğini düşündüğüm Queen Of The Ring dizisinin yorumuyla karşınızdayım. (Buraya havalı bir giriş müziği geldiğini farzedelim)



Aslında diziyi bitireli batağı oldu ama çok yoğun olduğum için anca yazabiliyorum. Öncelikle şunu belirteyim dizi MİNİ gençler. Korelilerin mini dizilerini genel olarak beğenmeyen birisi olarak bu diziye sırf başrolde olan Kim Seul-Gi oynuyor diye başladım. Çoğu kişi elbette onu tanıyordur çünkü neredeyse favori dizilerimin yarısında oynadı.(Genelde hep yan rollerdeydi)


Oyunculuğunu fazlasıyla beğendiğim bir oyuncu olur kendisi. Ama hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum. Ondan daha ünlü olup oyunculuğu çöp olan kişiler tanıyorum ama bu kız bir türlü zirveye ulaşamıyor. Benim için zirvede ama Kore de neden hala patlama yaşamadı anlamıyorum. Yan rollerde bile oynasa bence oynadığı her karakteri hakkıyla oynayan bir oyuncu. Bu dizide de yine oyunculuğunun hakkını verdi. Fighting Kim Seul-Gi !!




Gelelim bizim güzel kız aşığı oğlumuza. İlk başlarda tanıyamamış olsam da oynadığı dizi listesine bakınca bir de ne göreyim! O da Seul-Gi ile Splash Splash Love dizisinde oynamış! Eski dönem kıyafeti giydiği için tanıyamadım tabi yoksa aklımdan çıkmış olması imkansız :D Ben Seul-Gi ile olan uyumlarını çok beğendim. Verilmesi gereken mesajlar çok iyi şekilde verilmişti. İlk başta dediğim gibi mini dizileri çok sevmem ama bu dizi favori mini diziler kategorimde ilk sırada! Kesinlikle izleyin derim zaten 6 bölümcük bir dizi. Özellikle sonunu beğendim bunu yazmazsam olmaz. Yani sonunda klişe olay olup diziyi bitirebilirlerdi ama öyle olmadığı için çok mutlu oldum. *Spoiler* kızı güzelleştirebilirlerdi ama çok şükür böyle saçma bir şey olmadı*spoiler bitimi*

Bu arada oğlanın hayalindeki kız olan oyuncuya sinir oldum :D Yani tam olarak karakterine yakışır bir şekilde oynadı ve ondan nefret etmemiz için elinden geleni yaptı. Peki sinir olduk mu? Saçını başını yolasım geldi.

Güzelliğin sadece dış güzelikten ibaret olmadığını çok güzel bir şekilde işlediklerini düşünüyorum. Ben büyük keyif alarak izledim.

Siz diziyi izlediniz mi? İzlediyseniz dizi hakkındaki görüşleriniz neler çok merak ediyorum. Yorum bırakırsanız sevinirim :)

8 Mart 2017 Çarşamba

Kpop Albüm Koleksiyonum (BTS, GOT7)


Bu yazıyı yazarken bile ayrı mutlu oluyorum. Bir de albümler elime geçtiği andaki mutluluğumu düşünün.SAKİN KALAMIYORUM. Geçenlerde yine albüm almıştım ( BTS -HYYH PT. 1 ve GOT7 -JUST RIGHT) onlar da gelince şöyle toplu bir fotoğraf çekip paylaşayım dedim. Koleksiyonum gittikçe büyüyor ve bende albümler çoğaldıkça çok mutlu oluyorum.

İlk aldığım albüm (daha önce yazısını paylaşmıştım burada) BTS in imzalı Dark&Wild  albümüydü. (Evet Bts'in aldığım ilk albümü imzalı :D ) 
İkinci olarak aldığım albüm ise BTS -Young Forever Day Versiyon. İndirimde görünce kendimi tutamadım. Aslında gözüm Night versiyonundaydı ama bunun içindeki fotoğrafları daha çok beğeniyordum. 
Üçüncü aldığım albümleri ise Hyyh Pt.1 albümleri. İçindeki fotoğraflar efsane güzel. Diğer üç versiyonlarını da inşallah alabilirim.

Ve son olarak Got7- Just Right albümünü aldım. Tam olarak fanları sayılmam ama bu albümdeki şarkılarını çok seviyorum ve ucuza bulmuşken alayım dedim. 
*Güncelleme* 
Bu yazıyı yazdıktan sonra Bts Wings W Versiyon u aldım. En sevdiğim albümleri olur kendisi.
Bu fotoğraf burda dursun bakalım koleksiyonum daha ne kadar büyüyecek. İlerde belki karşılaştırma yazısı falan yaparım. UMARIM.

Siz BTS in en çok hangi albümlerini seviyorsunuz? Ve aranızda kpop albüm koleksiyonu yapan var mı? 

3 Mart 2017 Cuma

Kitap Alışverişi ( Arkadaş Kitabevi)

Sonunda kitap aldığım için çok mutluyum. Uzun zamandır kitap almıyordum iyi geldi vallaha. Biraz uğraştırıcı bir alışveriş oldu ama sonunda elime ulaştılar ya o yeter. (Buradan İdefix e kan susmaya gerek yok sanırım artık oradan da alışveriş yapmam) Kitapları Arkadaş Kitabevinden sipariş verdim ve hemencecik temin edip gönderdiler. Tek bir çizik bile yok kitaplarda.Gelelim kitaplara:

Carry On -Rainbow Rowell (Bu kitabın temini yüzünden idefix ile sorun yaşamıştım neredeyse 2 hafta bekledim ve maillerime dahi cevap vermediler. Aradığımda ise temin sorunu yaşadıklarını en fazla 30 günde getirebileceklerini söylediler. Bende siparişimi iptal ettim. Kitabı Ayşin'in hunharca önerileri üzerine aldım. Çok merak ediyorum ama önce Fangirl ü okuyacağım.)

Unite Me -Tahereh Mafi (İyi ki idefix siparişimi iptal ettim diyorum çünkü bu sayede almak için can attığım kitabı da almış oldum. Team Warner olarak bu kitabı çılgınlar gibi merak ediyorum.)

Bir Çöküşün Öyküsü -Stefan Zweig ( Stefan Zweig in okuduğum tüm kitaplarını çok sevdiğim ve favori yazarım olduğu için tüm kitaplarını yavaş yavaş alıyorum.)

Yabancı Veyl -Öznur Yıldırım ( İlk kitaptan sonra merakla beklediğim bir kitaptı.)

Terabithia Köprüsü -Katherine Paterson ( Küçüklüğümün filmiydi Terabithia Köprüsü. O kadar çok severdim ki bir dönem ortalıkta Leslie(filmdeki kızın adı) nickname i ile dolanıyordum. Fantastik şeylere olan ilgim ilk bu filmle başladı zaten. Kitabın çıktığını görünce hemen aldım.)

Uzaklardan Bir Yerden -Muhammed Said Zengin ( Bu kitabı da çok merak ediyorum arka kapak yazısı ilgimi çekti.)


Sizin bu aralar almak için can attığınız kitaplar neler? Aldığım kitaplar arasında merak ettiğiniz ve önce bunu okuyup yorumlar mısın dediğiniz varsa yoruma yazarsanız sevinirim :)

17 Şubat 2017 Cuma

Erebos -Ursula Poznanski I Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Erebos
Yazar: Ursula Poznanski
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 480
Baskı Yılı: 2011














ARKA KAPAK:


Bu bir bilgisayar oyunu,
Orada durmuş seni izliyor,

Seninle konuşuyor,
Ödüller dağıtıyor,
Seni test ediyor,
Tehditler savuruyor,
Onun tek bir amacı var:
Seninle oyun oynamak istiyor.
YORUMUM:

Öncelikle kitaba büyük bir beklentiyle başladığımı ve bu beklentiyi pek karşılamadığını söylemeliyim. Daha önce bilgisayar oyunu temalı Nerve(Oyun) kitabını Bana göre o kitap çok akıcıydı. Erebos’un ilk 200 sayfalarında fazlaca sıkıldığımı söyleyebilirim.  

EREBOS BİR BİLGİSAYAR OYUNU AMA OYUNCULAR ONUNDA DEĞİL O OYUNCULARLA OYNUYOR.

Konusundan kısaca bahsedersem Nick’in okulunda arkadaşları arasında sürekli bir CD alışverişi olur ve bu CD nin içeriğinden hiçbir şekilde birbirlerine bahsetmezler. Çünkü Erebos oyununun kuralları vardır ve bunlardan en önemlisi oyun hakkında kimseye bilgi vermemektir. Nick bu CD’yi alanların hareketlerinin değiştiğini gözlemler ve en yakında arkadaşının da oyunu oynadığını fark eder ondan neden uzaklaştığını öğrenmek ister. Kitap boyunca oyunun insanlar üzerinde etkisini ve olayların ne şekilde sonuçlandığını okuyoruz.

Özellikle oyunda geçen isimleri aklımda tutmakta zorlandım. “Bu kimdi” diye dönüp önceki sayfalara sürekli baktım. Tek sevdiğim yanı oyunun çok iyi bir şekilde okuyucuya aktarılmasıydı. Yani oyunu gözünüzün önüne getirebiliyordunuz. Ama oyunun okuldaki çocuklar tarafından sürekli “mükemmel” denecek düzeyde bağımlılık yaratacak yönünün ne olduğunu anlayamadım. Belki bilgisayar oyunu oynamadığımdan kaynaklıdır bilemiyorum. Gerçi yaşları 13-15 yaş arasındaydı yani birde oyunun ödül falan vermesi onları cezbetmeye yetmiştir. (Kitabı okuduktan sonra “The Walking Dead” oyununu oynamaya başlamış olabilirim :D Ama kesinlikle bağımlısı olmadım. )

Kitap boyunca süren “bu oyunun amacı nedir?” sorusunun cevabını alıyoruz ve zaten olaylar buradan sonra heyecanlanmaya başlıyor. Ben bu kısımları soluksuz okudum. İlk başta dediğim gibi ilk 200 sayfa fazlasıyla durağandı. Ama yazarın kitabın sonunu mantıklı bir yere bağlaması ve kurgusunun iyi oluşu yönünden kitabı sevdiğimi söyleyebilirim. Bilgisayar oyunlarına ilginiz varsa bayılarak okuyacağınızdan eminim.

PUANIM:
3/5